Danışmanımız Murat BULMUŞ İzlenimlerini sizlerle paylaştı

İngiltere’ye ilk ziyaretimdi ve 4 haftalığına gittim. Cheltenham, Brighton ve Londra`da toplam 20 okulu gezme fırsatım oldu. Her ne kadar okullarla ilgili bilgiler, resimler okulların web sitelerinde bulunsa da, yerinde görmek ve bire bir yasamak çok daha farklı oluyor. Bu sayede öğrencilerimizin ihtiyaç ve isteklerine uygun yönlendirmelerde bulunabileceğiz.

İlk izlenim her zaman çok önemlidir. İlk olarak bir grup yaz okulu öğrencilerimizle birlikte Cheltenham’a geldik. Burası  110000 nüfuslu, İngiltere’nin kalbinde bulunan küçük, yeşil ve güvenli bir şehir. Özellikle dilini geliştirmek isteyen öğrenciler için iyi bir seçenek ancak sosyal imkânların büyük şehirler kadar olmayacağı unutulmamalıdır. Buradaki okullar şehir merkezine yürüme mesafelerindeler. Bunun yansıra insanları çok yardımsever, güler yüzlü ve en önemlisi konuşulan aksan son derece anlaşılır ve düzgündür. Fazlaca pratik imkânı bulacağınız, küçük şehir dezavantajını avantaja dönüştürebileceğiniz bir şehir.

Sonraki durağım Brighton idi. Brighton ise çok keyifli, hareketli bir sahil ve öğrenci şehri. Ilıman havası ve deniziyle okurken tatil yapma fırsatına da sahip olabileceğiniz bir şehir. Buradaki okullarımızın çoğu merkezi yerlerdedir ve gerek alışveriş, restoranlara gerekse sahile çok yakınlardır. Örneğin; Eurocentres, St. Giles, Embassy CES, LSI. Londra’ya ulaşım çok kolaydır ve trenle 1 saatlik mesafededir.

Son olarak Londra. Metropol basket 6 bölgeden oluşan, son derece gelişmiş metro sistemi ile kalabalık ve tarihi bir şehirdir. Herkesin kendine ait bir şeyler bulabileceği, çok kültürlü ve bu çok kültürlülük arasında kendinizi rahat hissedebileceğiniz, herkese ve her bütçeye uygun eğitim, sanat, spor ve eğlence aktivitelerinin bulunabileceği sıkılmayacağınız, keyifli zamanlar geçireceğiniz, görsel harikalarıyla, müzeleriyle ve parklarıyla çok canlı bir şehir. Buradaki okullarımızın birçoğu 1.bölgededir (Malvern House’un 3 şubesi,  Mayfair, Oxford House College, Eurocentres central, St Giles central, Kaplan Aspect Covent Garden ve Leicester square, Bloomsbury, British Study Centre ve daha bir cogu) bazi okullar ise 2. Bölgede olup daha sakin yerleşim yerlerini tercih etmişlerdir; Embassy CES, St. Giles Highgate gibi. Okulların bir kısmı büyük modern binalarda eğitim verirken, bir kısmı da restorasyonla okula dönüştürülmüş büyük İngiliz evlerinde eğitim vermektedirler. Her şehrin avantaj ve dezavantajları vardır. Londra’nın en büyük dezavantajı; çok kozmopolit bir şehir olmasından dolayı çok fazla yabancı (doğal olarak çok fazla konuşulan dil) ve çok Türk olmasıdır. Gittiğiniz her yerde, bölgede, metroda ve hatta okulunuzda Türk görmeniz kaçınılmazdır. Özellikle yaz aylarında okullarda ve hatta sınıflarda birden fazla Türk görmek mümkün olabiliyor.

Paylaş:
Yazdır