Design Partners International’ın sahibi H. Arto Uysun, 8 yıl kaldığı İtalya/Milano’da hem eğitim aldı, hem iş yaşantısını tanıdı. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Design Partners International’ın sahibi H. Arto Uysun, 8 yıl kaldığı İtalya/Milano’da hem eğitim aldı, hem iş yaşantısını tanıdı. Orada edindiği iş deneyimlerini ve disiplini Türkiye’deki şirketinde de uygulamaya koyan Uysun, “Distribütörü olduğum markayı daha iyi anlayabiliyor ve yorumlayabiliyorum, bu da aynı dili konuşmamızdan kaynaklanıyor” diyor.

 

Eğitim durumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık 4. sınıf öğrencisi iken yurt dışına gitmeye karar verdim. Mimarlık okuduğum için de İtalya / Milano ilk tercihimdi. İtalya’da ilk olarak dil eğitimi aldım, akabinde Istituto Europeo Di Design’da iç mimari okudum. Okurken aynı zamanda çalışmaya başladım. Okulu bitirdikten sonra Tz Architecture Group’da çalışmaya ve mezun olduğum Istituto Europeo Di Design’da ders vermeye başladım. Toplam 8 yıl kaldım Milano’da. Hem okul, hem iş hem de yaşam olarak benim için önemli ve değerli yıllardır.

Neler kattı size Milano’da geçen bu 8 yıl?

Dünya görüşümü zenginleştirdi. İşe bakışım daha geniş bir perspektife kavuştu. Yaşam ise Türkiye’deki standartların daha üstünde, sosyo ekonomik ve sosyo kültürel olarak.

Başka ne tür farklılıklar vardı iki ülke arasında?

Türkiye ile karşılaştırdığımızda en büyük farklar orada insanların birbirine saygısı bizim ülkemizde olduğundan daha fazla. Herkes birbirinin yaptığı işe saygı gösteriyor ve karşılıklı ihtiyaçlarını biliyor. Daha düzenli ve programlı bir hayat sürebiliyorsunuz. Türkiye’de bu standartlarda yaşamak için belli bir gelir seviyesinin üstünde hatta global bir firmada çalışmak gerekiyor. Orada kurduğum iş ilişkilerimi Türkiye’ye de taşıdım, sektöründe dünya lideri olan Rimadesio markasının Türkiye distribütörüyüm.

Lisan bilmeniz işinize nasıl yansıyor?

İngilizce ve İtalyanca bilmem işlerime pozitif etki sağlıyor. Mimari ve iç mimari projelendirme, çözümleme ve tasarım konularında faaliyet gösteriyoruz DPI Group olarak. Yurtdışı bağlantılarımızda yabancı dil iletişim sağlamamıza yardımcı oluyor. Distribütörü olduğum markayı daha iyi anlayabiliyor ve yorumlayabiliyorum, bu da aynı dili konuşmamızdan kaynaklanıyor. İtalya ile ilgili sadece iş ilişkilerim değil, arkadaşlık ve dostluk ilişkilerim de devam ediyor. İki ayda bir İtalya’ya gidiyorum. Böylece hem işlerimi takip ediyor hem de arkadaşlarımla görüşebiliyorum. Tatillerinde onlar da Türkiye’ye geliyorlar. Bundan 4,5 sene önce Türkiye’ye geri dönüş yaptım ama halen bir ayağım orada.

Ne kadar erken o kadar iyi

Siz yurtdışına gideceklere neler tavsiye edersiniz?

Global bir görüşe sahip olmak, vizyonunu geliştirmek isteyen herkese yurt dışına çıkmayı tavsiye ediyorum. Bunun için gerekli tüm kaynaklara başvurularda bulunmalılar. Profesyonel destek veren firmalar bu konularda insanları doğru yönlendiriyor. Ne kadar erken gidilirse o kadar erken o görüşe sahip olmaya başlarsınız. Ben üniversitedeyken gittim ve ilk iş deneyimimi, disiplinimi orada aldım. Sahibi olduğum DPI’da oradaki sistem ve disiplin içinde çalışmaya çalışıyorum.

Paylaş:
Yazdır