Geçtiğimiz ay içinde San Francisco’da kendi sergisini açmayı başaran öğrencimiz Anıl Duran, St Giles’da dil eğitimi alıyor. 

Geçtiğimiz ay içinde San Francisco’da kendi sergisini açmayı başaran öğrencimiz Anıl Duran, St Giles’da dil eğitimi alıyor. Geleceğin büyük sanatçısı olacağını düşündüğümüzü öğrencimiz ile yaptığımız görüşmede Amerika’da yaşadığı tecrübeleri bizimle paylaştı.

 

 

Türkiye’de Hangi okullarda öğrenim gördünüz?

Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Grafik tasarım bölümü.

 

 

Yurtdışına gitmeye nasıl karar verdiniz?

 

Herkesin gerçekleştirmek istediği irili ufaklı şeyler vardır sanırım, benim de imkanlarım, 

zamanım elverdiğince dünyanın görebildiğim kadar çok yerini görmek, ülke tavrını 

beğensem de beğenmesem de kültürünü biraz olsun yasayarak algılamak gibi bir isteğim 

Vardır çocukluk yıllarından beri.

 

 

Gitme kararı verirken ve gideceğiniz okul ve ülkeyi seçerken zorlandınız

mı?  Bu aşamada Atlas ta nasıl bir yardım aldınız?

 

Ülke konusunu belirlemiş olsam da okul konusunda herhangi bir fikrim yoktu, bu anlamda 

kişinin ya biraz vakit ayırıp kendi araştırmasını yapması gerekli ya da atlas gibi bir kurumla

çalışmalı. Açıkçası ben gerek vakitsizlikten gerek tembellikten gerekse bir tür garanti

hissiyatı yarattığını düşünerek arkadaş tavsiyesiyle Atlas la uzun suren diyaloglarım sonrası

çalışmaya karar verdim.

 

 

Şu anda hangi ülkede/şehirde/okulda ne eğitimi alıyorsunuz?

 

Amerika Birleşik devletleri, California, San Francisco, ST GILES isimli dil okulundayım.

 

 

Sergi açma çalışmalarınız nasıl oldu?

 

Türkiye’den buraya gelmeden birkaç gün önce bir grup sergisi açmıştık onun telaşı ve koşuşturması biter bitmez yolculuk sürecine girdik, ama burada bu tip bir organizasyon olmasını beklemiyordum. Burada şehrin verdiği yabancılığı üzerimden atmak için temasa geçtiğim sorular sorabileceğimi

düşündüğüm birkaç galeriden biriydi, sergi teklifi ile geldiler. O gün o sokaktan geçmeseydim böyle bir anım olmayacaktı muhtemelen, gezmek lazım J

 

 

Serginize talep nasıldı?

 

Açık olmak gerekirse California San Francisco bu kıtanın belki de entelektüel birikimini kendince 

yoğurmuş, değişik renkte, kokuda birikimde insanların yaşadığı aktif bir bölgesi.

Bu aktiflik içerisinde insanları kaldırıp galeriye getirmek zor bir iş. Ama enteresan şekilde 

beklenenin üzerinde bir ilgi alaka ile karşılaştık. Sergi surecinde tanıştığım insanların gerek ülkemiz ile ilgili, gerek sanat anlayışımız ile ilgili merak ve hayranlıkları, soruları beni şaşırttı diyebilirim. Güzeldi...

 

 

Gittiğiniz ülke/şehir ve okulla ilgili sizden sonra gidecek öğrencilere tavsiyeleriniz neler olur, ya da aktarmak istediğiniz tecrübeleriniz var mıdır?

 

Hesap. İyi hesaplamak lazım. Okulu, şehri, ne düzeyde bir dil seviyesi için çalışmak istediklerini

iyi düşünmeleri gerekli. Ülkeler arası mesafeden yapılabilecek ve yapılamayacak şeyler var, yapılabilecekler arasında kendi ihtiyaçlarını iyi tayin etmek başta geliyor. Çok genel bir mesaj gibi görünüyor ama aslında süreci iyi değerlendirmek adına temel bir düşünce. 

İlk gelindiği anda bir lüks arayış çok yersiz, dediğim gibi ülkeler arası mesafeden nokta atışı yapmak

pek mümkün değil. O yüzden gelinen ilk ay insanları etrafı ve imkanları tanımak için bir süreç.

O yüzden bunu bilerek hareket etmekte yarar var. 

San Francisco ile ilgili, ucuz bir şehir olmadığını söylemem gerekli, en pahalı birkaç bölge arasında. Tabi ki yaşayışınıza, alışkanlıklarınıza bağlı ama emlak fiyatları bunun dışında tabi.

Eğer bu konuda ayağı sağlam basarsanız geri kalan zaten para endeksli olarak güzel geçiyor diyebilirim.

San Francisco USA içerisinde farklı bir coğrafya, burada yaşayan insanların da sürekli dile getirdiği bir farklılık. Meraklı olana tavsiye edebilirim.

 

 

Yurtdışına gittiğinizde karşılaştığınız zorluklar neler oldu?

 

Bütçelerini iyi ayarlamaları gerekli, en önemlisi bu diyebilirim. Beklenmedik durumlar karşısında uygulayacak planları olmalı.

Bir şekilde sponsorlu olarak gelinmediyse buraya, kişinin önceden iyi hesaplaması gerekli olan bir konu.

Özellikle ekonominin bu şekilde öngörülmesi zor çalkantısı yurtdışındaki insanları kötü etkiliyor.

Hesapta olmayan durumlar yüzünden ben maddi anlamda ciddi sıkıntılar çektiğimi söyleyebilirim, bu yüzden yurtdışına çıkacak kişilerin hesaplarını iyi yapmalarını önermen gerekli.

Bunun dışındaki minik zorluklar gerek ilk dönem dille ilgili olsun gerek diğer yabancılık sorunları olsun, tatlı anılar olarak kalıyor, ya da benim için öyle oldular:) 

 

 

Sizce yurtdışı deneyiminin ve yurtdışında eğitim almanın  en önemli faydaları neler?

 

Bu günlerde yaşadıklarımız her ne olursa olsun, dünya üzerinde farklı bir coğrafyaya attığınız her adım ülkenize, öz kültürünüze, insan ve tarihinize olan saygınızı pekiştiriyor. Bunu kor bir milliyetçilik içinde değil, önemli ve soylu bir tarihimiz olduğuna içten inandığım için söylüyorum. Dünya insanı olduğumu söyleyebilirim, fakat ülke sınırları size belli haklarınızın sadece doğduğunuz bölgede ne kadar doğal kolay ve özgürce verildiğini hissettiriyor. Bunları iyi tanımlamak farkına varmak gerekli, aksi takdirde gözü boyanmak çok kolay anlık bir olgu. Eğer sadece tüketen değil bir şeyler üretme, paylaşma kaygısında bir bireyseniz size vakit kaybettirmeden bu özgürlükleri veren yeri iyi tayin etmelisiniz, bu anlamda şahsi tercihim kendi ülkem.

 

Yurtdışı deneyimi tam anlamıyla bir vizyondur, kendi fikrinize sahip olmak adına güzel bir imkandır. Bu sürecin ucuz bir süreç olduğunu söyleyemem, ama kazanılanları değerlendirmek dönüştürmek tecrübeyle yoğurmak imkanı olmayan insanlarla bu birikimleri ilk ağızdan paylaşmak kişinin elinde

Paylaş:
Yazdır