Şu anda özel bir bankada Yönetici adayı olarak çalışmakta olan sayın Tayfun Bora, İngiltere’de dil eğitimini geliştirdikten sonra University of Southampton’da mastır eğitimini tamamladı. Kendisi ile yaptığımız görüşmede yurtdış

 

Bize biraz kendinizden ve işinizden bahseder misiniz?    

1980 Bursa-İnegöl doğumluyum. İlköğretimini Yalova tamamladıktan sonra lise yıllarımı Bursa’da geçirdim. Üniversiteyi ise Balıkesir Üniversitesinde Bandırma İktisadi ve İdari bilimlerin İktisat bölümünden mezun olduktan sonra İngiltere’ye dil eğitimi için gitti. Hem dil okuluna hem de Teco Plc çalışarak yabancı dilimi geliştirdim. Başvurmuş olduğum University of Southampton’da Msc Management Science and Finance bölümünü kazandım ve mezun oldum. Mezun olduktan sonra yaklaşık 1,5 yıl çalışmış olduğum Tesco Plc’den ayrılarak askere gittim. Herkese tek tavsiyem dil kursuna gitmekle yetinmeyin yabancı ülkede olmanızın farkına varın ve dilinizi konuşmayan kişilerle irtibat kurmaya çalışın. Çünkü konuşma becerisi en zor kazanılandır. Şu anda ise özel bir bankada Yönetici adayı olarak çalışmaktayım. Tabi ki kariyer hedefim her zaman daha üstüne çıkmaktır.

Hangi okullarda ne üzerine eğitim aldınız?   

Liseyi Bursa’da Özel Tunçsiper Lisesinde okuduktan sonra, lisans eğitimini Balıkesir Üniversitesi İktisat bölümünden mezunum. Yüksek lisansımı ise Southampton Üniversitesinde Yönetim Bilimleri ve Finans üzerine yaptım.

Yurtdışı tecrübeleriniz oldu mu?   

İş hayatında ise Tesco PLC çok şey kattı hayatıma. Özellikle Tesco gibi çok uluslu şirketlerde çalışmanın avantajı ve dezavantajları mevcuttur. Ama kesinlik ben bu işi yapamam gibi bir olguya kapılmayın. Başarının sırrı insanın kendine olan güvenidir. İlk mülakata gideceğim gün ben bu işi alacağım izlenimim vardı ve bunu 1,5 saat süren mülakat sonucu gerçekleştirdim. Sorulan sorulara gülümseyerek ve net cevaplar vermeniz size o işi getirecektir. Yurtdışına çıkacak kişilere tavsiyem ise kesinlikle günde 2 saatte olsa bir yerlerde çalışın ve kişilerle 24 saat diyalog halinde olun.

İngilizcenizi nasıl geliştirdiniz?   

Orta seviyede sahip olduğum İngilizce ile İngiltere’ye gitmiştim ve bunu geliştirmek zorundaydım hem konuşma hem de yazma anlamında. Bunu da gerçekleştirebilmek için kursa gittiğim 3 arkadaşımla kurs çıkışları hep beraber kütüphaneye giderek günlük gazeteleri, aylık dergileri ve seviyemize uygun kitapları okuyarak vakit geçirirdik. Çoğu zaman ise kütüphane çıkışları cafelerde oturarak arkadaşlarımızla konuşarak ya da İngilizlerle konuşarak pratik yapıyorduk. Tabi ki benim bir de işim olduğu için onunda avantajı oluyordu. Çalıştığınız yerde ki her türlü kelimeyi ve soruları hemen cevaplamakla yükümlü olmanız sizi ister istemez çabucak öğrenmeye çabalıyordu.

Yurtdışında bulunduğunuz süre içinde sosyal hayatınız nasıldı?   

Yurtdışında yaşarken hem okula gitmek hem de her zaman bahsettiğim iş hayatında bulunmak sosyal açıdan sizi geliştirmektedir. Çünkü yabancı bir ülke de insan oranın kurallarına kültürüne ve sosyal yaşantısına ulaşabilmek için çaba sarf etmelidir. Bu çaba da insanlarla iç içe olarak elde edilir. Genel izlenimim ise Türkiye’den gelen gençlerin bir birleri ile çok fazla vakit geçirmesi ya da beraber aynı evde kalması bence o dilin değil de Türkçesini ilerletmesine sebep olur. Size geçirmiş olduğum yıllarda elde ettiğim tecrübeden birisi ise kısa sürede öğrenmek isterseniz kesinlikle fark dillerden kişilerle yaşayan ve sosyal çevreniz %90 Türkçe konuşan kişilerle olmasın, çünkü bu sizi yabancı dil öğrenme güçlüğüne sokar.

Bu deneyimlerinizin kariyerinize nasıl bir etkisi oldu?   

Yurtdışında okuyup hem de çalışmak insana hem müşteri ilişkileri açısından hem de ezbercilik değil de yorumlayarak öğrenmeye teşvik etmiştir. Sizlere burada yazdıklarım farklı gelebilir ama denerseniz aradaki farkı görebilirsiniz. Kariyerime ise bir iş başvurusu yaptığınızda özgeçmişleri incelenirken kuvvetli bir özgeçmişe sahip olduğunuzu göreceksiniz.

Sizce yurtdışında öğrenim görmenin sizde neden olduğu en büyük değişim, size kattığı şey ne oldu?    

Yurtdışında okumanın insana kattığı  duygulardan ilki yorum kabiliyetinin gelişmesi, ikinci fark ise kültürlerin aynı konu üzerinde nasıl farklı sonuçlar elde ettiklerini göreceksiniz. Yaşama fırsatı bulduğunuzda bu yazdıklarımı daha iyi anlayacaksınız ki farklı kültürlerden insanlarla bir evde yaşamak, aynı okula gitmek, aynı havayı solumak size farklı duygular katmasının yanı sıra farklı kültürlerin bakış açılarını görmenize de yardımcı olacaktır. Bu farklılık ise iş hayatında size bir avantaj katacağına eminim.

Yurtdışında eğitim almak isteyenlere tavsiyeleriniz neler?  

Naçizane tavsiyelerim ise kesinlikle gittikleri ülkede aktif bir şekilde arkadaşlarıyla ve sosyal çevresi ile devamlı iletişim içinde olmaları. Fırsatları olursa çalışmalarını da tavsiye edebilirim. Çünkü çalışmak bir de yabancı bir ülkede çalışmak o ülkenin çalışma kültürünü elde etmiş olursunuz ve kişilerle iletişiminizi geliştirmiş olursunuz. Yine bir işe atılmadan önce farklı kişilerin fikirlerini dinleyin, tıpkı benim tecrübelerimi okuduğunuz gibi. Vizyonunuz geniş olması dileği ile mutlu ve başarılı gelecekler dilerim.

Paylaş:
Yazdır